Ana içeriğe atla

RÉPERTOIRE Aloe Vera Yüz Temizleme Köpüğü



RÉPERTOIRE yüz temizleme köpüğü


     Bugün sizlere çok sevdiğim bir yüz temizleme köpüğünden bahsetmek istiyorum. Madame Coco'da 24,99 gibi uygun bir fiyata aldığım bu ürün Kore üretimi. Herkes bilir Korelilerin bakıma olan düşkünlüğünü ve bu konuda ne kadar da iyi olduklarını. Kullandığım yüz temizleme jellerinden en iyi sonucu aldıklarım Kore ve Japon ürünleriydi. 


    Ürünün açıklamasında makyaj kalıntılarını ve cildi temizlediği, Aloe Vera Özü içerdiği, rahatlatıcı ve nemlendirici olduğu söyleniyor. Bana göre bu özellikleri iyi bir şekilde karşılıyor. Benim cildim hassas ve kuru bir yapıya sahip. Bu nedenle temizlik sonrası yoğun nemlendirmeden duramıyorum. Ürün yüzümü ekstra kurutmadı, kokusu da yapısı da çok hoş. Ağır makyajlar yapmıyorum, doğal makyajları çıkarma konusunda ve günlük kullanımda oldukça başarılı. Birçok yüz temizleme jeli sivilce çoğaltması yaptı yüzümde, bu üründe daha öyle bir etkiye rastlamadım. Alacak olanlara tavsiye ederim ama unutmayın her cilt farklı reaksiyon verecektir.




(Ürün reklamı değildir, deneme sonucu tavsiyedir)









Yorumlar

  1. heey aramıza hoşgeldiin :) komet, pariste yaşayan ressamımız aynı zamanda kuyruklu yıldız, ne güzei isim olmuş. kelime oyununa katılman için bişi yapman gerekmiyor, başlık yazarsın sen de, kelime oyunu 12 diye, sonra da bu haftanın kelimeleri ile bişey yazarsııın, öykü şiir neyse işte o kadaaar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabaa hoşbuldummm :D Kuyruklu yıldız kısmı benim için daha etkili oldu bu kararı almamda :) Bilgi için çookk teşekkür ederimmm <3

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Emek ve Değer

       Haftasonu ablamların ittirmesiyle Ege'de ilk kez zeytin toplama işine giriştim. Hem evde boş boş oturup ekran süremi daha da arttırmayıp hem de oksijen alayım dedim. Tedbili mekanda ferahlık vardır sözüne uyup çıktık yola. Başlarda her şey çok güzel gidiyordu, tırmıklarla zeytinleri indirmeler, biraz sitemler ve söylenmelerle yere saçılanları toplayıp kovalara doldurmalar... Ama normal yaşantımda az hareket edip spor da yapmayan, fiziksel aktivitesi sadece bir odadan bir odaya yürümekle sınırlı olan biri olduğum için malumunuz 1 saatte yorulmaya başladım. Hırslıyım ama devam ettim, sıcağı sıcağına fiziksel ağrı da pek hissedilmiyor. Oradan oraya koşturup durdum. Acısı bir gün sonra çıkacakmış fark edemedim.      Açık havada en sevdiğim şey kahvaltı, sohbet muhabbetle kahvaltı da edildi. Çaylar, kahveler de içildi. Kahve içip bir yandan zeytinleri dalından ayırırken de bu miniğe rastlandı. Sarılmış bir zeytin dalına kamufle etmiş kendini. Dalında...

Sonu Gelmeyen Planlar

   "Hayat; siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir." 

Kendime Kısa Bir Not

           Heyecan, tutku, çılgınca şeyler yapma isteği ve daha bir sürü duygu..      Çoğumuz özeniriz filmler, diziler, kitaplar hatta şarkı kliplerindeki o çılgınca yaşamlara. Yaşamak isteriz biz de öyle doyasıya. Cesaret denen şey devreye girdiğindeyse geri çekilir bakmakla yetiniriz sadece bunu başarmış insanlara. İçimizde çıkmayı bekleyen, bilinçaltına itelediğimiz şeyleri su yüzüne çıkarmaktan korkarız. Oysa ki bunu yapabilen insanları hep yadırgarız, belki de sapkın ya da deli diye nitelendiririz. 

Into The Wild

      Uzun zamandır filmler hakkında yazı yazmadığımı fark ettim, hele de son zamanlarda bu kadar sık film izlerken. Hayret doğrusu izlediklerim hakkında sohbet etmekten de inanılmaz keyif alırım. Son zamanlarda filmlerin yanında eski Türk dizilerini izlemeye başladım. Artık yabancı dizilerde yeteri kadar sıcaklığı hissedemiyorum sanırım. Avrupa Yakası'nı izlemek uzun zamandır aklımdaydı. İlk yayınlandığında daha ilkokul öğrencisi olduğum ve ardından uzun zaman önyargılı yaklaştığımdan olsa gerek şu yaşıma kadar bakmamıştım. Bir başladım tam oldu. Şu an her yerde Gülse Birsel ve Şenay Gürler hayranlığımı dile getiriyorum. Her neyse konu dizi/filmler olunca konudan konuya atlamaya başlamışım yine. Bak ne anlatacaktım nelerden bahsettim.