Ana içeriğe atla

Hakkımda

    Merhaba,
    Ben Zülal. Öncelikle bloguma hoşgeldiniz. İçimden geçenleri yazıya dökme, yeni şeyler keşfetme, deneme ve yanılma yolculuğumu motive olma amacıyla sizlerle paylaşmak istedim. Bu serüvene benimle birlikte katılmak isterseniz takipte kalın👍🌸 Ayrıca iletişime her zaman açığım, paylaşmak istediğiniz bir konu olduğunda bir mesajlık uzağınızdayım. Sevgiyle kalın..


🌟Profil🌟

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Emek ve Değer

       Haftasonu ablamların ittirmesiyle Ege'de ilk kez zeytin toplama işine giriştim. Hem evde boş boş oturup ekran süremi daha da arttırmayıp hem de oksijen alayım dedim. Tedbili mekanda ferahlık vardır sözüne uyup çıktık yola. Başlarda her şey çok güzel gidiyordu, tırmıklarla zeytinleri indirmeler, biraz sitemler ve söylenmelerle yere saçılanları toplayıp kovalara doldurmalar... Ama normal yaşantımda az hareket edip spor da yapmayan, fiziksel aktivitesi sadece bir odadan bir odaya yürümekle sınırlı olan biri olduğum için malumunuz 1 saatte yorulmaya başladım. Hırslıyım ama devam ettim, sıcağı sıcağına fiziksel ağrı da pek hissedilmiyor. Oradan oraya koşturup durdum. Acısı bir gün sonra çıkacakmış fark edemedim.      Açık havada en sevdiğim şey kahvaltı, sohbet muhabbetle kahvaltı da edildi. Çaylar, kahveler de içildi. Kahve içip bir yandan zeytinleri dalından ayırırken de bu miniğe rastlandı. Sarılmış bir zeytin dalına kamufle etmiş kendini. Dalında...

Sonu Gelmeyen Planlar

   "Hayat; siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir." 

Into The Wild

      Uzun zamandır filmler hakkında yazı yazmadığımı fark ettim, hele de son zamanlarda bu kadar sık film izlerken. Hayret doğrusu izlediklerim hakkında sohbet etmekten de inanılmaz keyif alırım. Son zamanlarda filmlerin yanında eski Türk dizilerini izlemeye başladım. Artık yabancı dizilerde yeteri kadar sıcaklığı hissedemiyorum sanırım. Avrupa Yakası'nı izlemek uzun zamandır aklımdaydı. İlk yayınlandığında daha ilkokul öğrencisi olduğum ve ardından uzun zaman önyargılı yaklaştığımdan olsa gerek şu yaşıma kadar bakmamıştım. Bir başladım tam oldu. Şu an her yerde Gülse Birsel ve Şenay Gürler hayranlığımı dile getiriyorum. Her neyse konu dizi/filmler olunca konudan konuya atlamaya başlamışım yine. Bak ne anlatacaktım nelerden bahsettim. 

Şehir Işıkları

           Çocukluğum bir apartman dairesinin 11. katında geçti, ufacıkken aşağıdan yukarıya baktığımda binamız oldukça  yüksek gelirdi. Etrafında ufak kalan evleri izler ve hayaller kurardım. Akşam olduğunda İstanbul'un şimdilerde nadiren gördüğümüz yıldızlarının aksine gökyüzü yıldızlar açısından oldukça bereketliydi ve bizlere sonsuz hayaller kurabileceğimiz görsel şölen sunuyordu. Bir gün babamla annem bir alışveriş merkezinden cd almışlardı. İçeriği gök cisimleri ile alakalı, hikayeler anlatan, şarkılar söyleyen, oyunlar oynatan bir cd... Bilgisayara takar izler, söyler, oynardım. Sonra nereye kayboldu bilinmez hala özlerim. Ardından akşamları odamızın penceresinden bakar etraftaki binaların ışıkları arasında hayaller kurardım. O zamandan beri ışıklara ve yüksekliğe karşı ayrı bir ilgim olmuştur. Öylece ışıklar arasından kaybolur, oralarda kimlerin neler yaşadığını düşler ve bir gün o ışıkların içerisinde olmayı hayal ederdim. Kendimi bir star ola...